loader

Bir Baba ve Oğlu

yazdır

Bir Baba ve Oğlu

Tam bir buçuk yıl sonra ilk defa ?Acaba bu gecede ağlarsa ne yaparız?? sorusunu ve sitresini yaşamadan bir uyku uyuduk, bu gerçekten paha biçilmez.(Bilen zaten biliyor da.)

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Babanın Düşünceleri: Bundan yaklaşık bir bucuk yıl önce iki yaşındaki oğlumuzun gece ağlamaları başladı. Hemen hemen her gün kurulmuş saat gibi gece 2 suşarında kalkıp kendini yırtarcasına ağlardı ve bir saatten önce de sakinleşmezdi.

 

 

 

 

 

 

 

 Kucağımıza alsak “Bırak,” bıraksak “Kucağına al” diye bağırır ve bütün apartmanı ayağa kaldırırdı. Sonunda ya uykuya dalana kadar çizgi film seyreder yada ayağımızda sallanırdı. Kaç gece pijamalarımızla dışarı fırlayıp onu avutmak için arabayla şehir turu attığımızı hatırlayamıyorum bile.

 

 

 

 

 

 

 

Çevremizde danışmadığımız, kapısını çalmadığımız insan kalmadı. Sonuç mu? İşte problem tanıdık gelmediyse bile çözüm önerileri kesinlikle tanıdık gelecektir. “Kurşun döktürün nazar değmiştir”den tutun da, “Bağırsak kurdu vardır”’a kadar çeşit çeşit yorum. En korkunçları ise “Bizimkinde de vardı, birkaç yıla kadar geçen”le başlayanlardı. Sonra bir şekilde eşim beni profesyonel yardım alamaya razı etti. Ankara’nın nadide semtlerinden birinde son derece şık bir muayenehaneye yaptığımız ziyaret,kendimizi dünyanın en beceriksiz, en kötü annne ve babası olarak tescillendiğimiz duygusuyla son buldu. Sonraki bir kaç ay kendimizi toplayamadığımız ve sorunu çözemediğimiz gibi profosyonellere olan güvenimizi de tamamen kaybettik. Kendi paramızla nasıl rezil olunur gerçekten tam anlamıyla öğrendik. Bunu kaleme almamın amacı elbette pedegogları karalamak değil, sadece gittiğiniz pedegog, size kendinizi dünyanın en başarısız anne veya babası gibi hissettirdiyse bilin ki o sizin için doğru pedegog değil. Lütfen aramaktan vaz geçmeyin çünkü çocuklarınız buna değer. Ben vazgeçmiştim ve eşimin beni ikinci bir pedegog’a gitmeye ikna etmesi tam bir yıl sürdü. Şaka yapmıyorum tam bir yıl boyunca hemen hemen her gece ağlama rutinimize rağmen profesyonel yardımı red etmiştim. Umarım bu yazım benzer hatayı yapmaktan okuyucuları korur.

 

 

 

 

 

 

 

İşte tam bu noktada Sevil Hanımla olan serüvenimiz başladı. Başta internet sayfasındaki görüntüler ve özellikle muayenehanesinin Bebek gibi bir yerde olması bizi biraz ürkütmüş ve maddi olarak üstesinden gelemeyeceğimiz bir yükün altına girecekmişiz gibi hissetmemize neden olmuştu. Muayenehane aslında daha bahçesine girdiğiniz anda sizi kucaklayan sımsıcak bir yuva. Biz görüşürken oğlumuz ya bahçede kendini ve bahçeyi sulamakla yada onun gibi çocuklar için özenle hazırlanmış bir odada oyuncaklarla oynuyordu.

 

 

 

 

 

 

 

Sevil Hanım ise sahip olduğu onca bilgi birikimi ve diplomaya rağmen son derece mütevazi ve sevecendi. Kendini şatafatlı masasının arkasına saklayan ve “Buyrun sorun nedir ?”diye yaklaşan pek çok meslektaşının aksine her nasılsa bir anda aileden biri gibi oldu ve bize en az bizim kadar Efe’nin mutluluğunu önemsediğini hisssettirdi. İlk saat dolmadan güvenimizi kazanmış, bir hafta sonra da Efe’nin gece ağlama nöbetlerini bitirmeyi başarmıştı. Bunun için toplamda iki seans yeterli olmuştu ve ne kendimizi suçlu hissetmemize ne de ilaç kullanmamıza gerek kalmamıştı. Aslında Sevil Hanım bize doğru davranış şeklini bir şekilde benimseterek, daha açık söylemek gerekirse anne ve baba olarak nasıl bir davranış biçimi sergilememiz gerektiğini bize bizi kaybetmeden öğretti. Sorunu  tereyağından kıl çeker gibi çözdü. Bu bağlamda kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır. Tam bir buçuk yıl sonra ilk defa “Acaba bu gecede ağlarsa ne yaparız?” sorusunu ve sitresini yaşamadan bir uyku uyuduk, bu gerçekten paha biçilmez.(Bilen zaten biliyor da.) Geriye dönüp baktığımızda, okuduğumuz onca çocuk gelişim kitabını  ve makaleleri hatırladığımızda farkettiğimiz şu oluyor ki; biz yüzeydeki pürüzleri göremeden çok daha derinlere bakmışız. İşte Sevil Hanım’ın yaptığı da tam buydu, yüzeydeki pürüzleri farketti ve törpüledi.

 

 

 

 

 

 

 

            Eğer aradığınız size çocuğunuzla iletişiminiz konusunda rehberlik edecek bir danışmansa ve danışmanınıza tam güven duymadan tavsiyeleri uygulayamayan bir ebebeynseniz, bizim tavsiyemiz kesinlikle Sevil GÜMÜŞ hanımefendidir.

 

 

 

 

 

 

 

Filial Terapi Eğitimi alan Babamızın Düşünceleri:

 

 

 

 

 

 

 

1.Filial Terapi Nedir? Filial terapi ebebeynlerin çocuğu hiç yönlendirmeden, oyun sırasında sadece onun duygularını yansıtarak çocuk ile iletişimlerini güçlendiren ve çocuğun kendi duygularını tanımasını ve yaşadığı problemleri oyun ile aşmasını ve çözmesini sağlayan bir yöntemdir. Anlatması zor, uygulaması zevkli  ve kesinlikle vazgeçilmez bir terapi. Üstelik seans için ücret ödemenize de gerek yok.

 

 

 

 

 

 

 

2.Filial terapinin nasıl bir faydasını gördünüz? Artık oğlumuzla daha sağlıklı bir ilişki kurabiliyoruz, hayır denilmesine ve kurallar olmasına alıştı. Ama bunların ötesinde hissettiği duyguyu çok net ifade edebiliyor. Ürkmek ile korkmak, üzülmek ile hayal kırıklığına uğramak arasındaki farkı biliyor. Eskiden kendi başına oynamazken  artık kendi kendine oyun oynuyor, daha  yarartıcı yada biz artık buna fırsat vermeyi öğrendik. İşim en enteresan kısmı o odadayken bize hükmetmek onun çok hoşuna gidiyor, isterse cezalandırıyor, isterse arkadaşımız oluyor. Böylece içinde yaşadığı öfkeleri, korkuları dışa yansıtarak hem bizim algılamamızı sağlıyor, hem de üstesinden geliyor. Örneğin örümcek korkusunu  defalarca onları döverek ve sonradan onlarla arkadaş olarak çözdü ve artık onlardan kormak bir yana onlara arkadaşın diye hitap ediyor.

 

 

 

 

 

 

 

3.Uygulama oratamı için özel bir hazırlık yapmak gerekli mi? Evet gereklidir. Öncelikle uygulama sırasında kullanılacak oyuncakların temin edilmesi ve uygulama ortamının hazırlanması gerekiyor. Ortam ayrı bir oda olabileği gibi sadece bir halı da olabiliyor. ( Biz odayı tercih ettik.) Oyuncaklara gelince maliyeti tamamen sizin bütçenize kalmış. Ama  sadece terapi sırasında (haftada yarım  yada bir saat) oynayacağı için yeni oyuncaklar almak gerekiyor, bundan tasarruf etmek mümkün değil.

 

 

 

 

 

 

 

4.Filial terapiden beklentileriniz nelerdir? Şu anda 3,5 yaşında olan oğlumuz büyüdükçe, hayatın ona getirdiği problemleri kendini ve duygularını tamıyarak daha kolay çözmesini ve bu uygulamayı 12 yaşına kadar uygulamayı düşünüyoruz. Şimdiye kadar bizim farkına dahi varmadığımız pek çok sorununu seans sırasında çözdüğü gibi ileride de çözmesini umuyoruz. Kendine güvenen, hissettiklerini tanımlayabilen ve bunları kabullenebilen bir birey olma yolunda bize ve oğlumuza rehberlik etmesini bekliyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

5.Terapide çocuğun bir problemi olduğunu farkedince ne yapıyorsunuz? Eğer onun üstesinden gelmekte zorlandığı yada bizin eğitim sırasında öğrendiğimiz sıradan problemler dışında bir sorun yansıttığından şüphelenirsek yardım almak üzere pedegoğumuz Sevil Hanım’ın desteğinine başvuruyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

6.Eğitimin maliyeti ve süresi konusunda neler söyleyebilirsiniz? Bu konuda söyleyebileceğim, elde ettiklerinizin kesinlikle ödediğiniz bedele değdiği olacaktır(En azından bizim için öyle).  Eğitim süresi biraz da sizin becerilerinize göre değişebiliyor.  

 

 

 

 

 

 

 

   Gürdal Ailesi

 

 

 

 

 

 

 

13.10.2009 

 

 

 

 



Etiketler : bir baba ve oğlu

KATEGORİYE BAĞLI DİĞER İÇERİKLER